Aroundtogether.com | Süphan Dağı Kış Tırmanışı

Süphan Dağı Kış Tırmanışı

Türkiye’nin en yüksek 3. Dağı olan Süphan dağına daha önce yaz tırmanışı gerçekleştirmiştim. Bu sefer ise aynı dağa kışın zorlu şartlarında çıkmak için arkadaşlarla planlama yapıyoruz. En uygun tarihimiz olan ocak ayının son hafta sonu olan 27 – 29 arasında gitmeye karar veriyoruz. Tırmanış öncesi bölgede yaşayan Cuma hocaya arkadaşımız ulaşıyor ve dağa çıkmak istediğimiz tarih de uygun olup olmadığını teyit ediyor.

Ocak ayının son haftası gidecek olduğumuz kesinleşince uçak biletlerini alıyoruz. Ben İstanbul’dan diğer 4 arkadaş Ankara’dan Ağrı havalimanına ulaşacaklar. Bizim dışımızda gelecek başla gelecekler de varmış, onlarda aynı tarihte bölgeye ulaşıyor. Cuma akşamı Ağrı havalimanına iniş yapıyoruz ve rehberimizin yaşadığı yer olan Doğubayazıt ilçesine havalimanı servisi ile ulaşım sağlıyorum. İlk kez gittiğim için nerede ineceğimi bilmediğimden beni yol kenarından gelip alıyorlar. Sonrasında Cuma hocanın evinde kalacağımızdan oraya geçiyoruz. Diğer arkadaşlarda evdeler ve yüz yüze tanışmadıklarımla tanışıyoruz. Toplamda evde benim de birlikte 7 kişi kalıyoruz. Evde güzel bir yemek yedikten sonra soba başında çantaları hazırlarken bir yanda da çay eşliğinde sohbet ediyoruz. Ertesi gün yola çıkacağımız için çok geç olmadan yer yataklarında yatmaya hazırlanırız.

Instagram hesabımı takip etmek için –> @around.together

Cumartesi sabahı bizi almaya gelen minibüs ile önce kahvaltı yapmaya ilçe merkezine geçeceğiz. Burada bizim gruba katılacak diğer arkadaşlarla buluşup yola koyulacağız. Grubumuz gidecek kalabalıklaşır. İlk başka tırmanışı organize ederken çok kalabalık bir grup ile yola çıkmak istemediğimi arkadaşlara söylemiştim ama tam aksine çıkıp çıkıp gelenler oldu. :)

Neyse güzel bir kahvaltıdan sonra minibüs ile yola koyulurken kar da yağmaya başlıyor. Süphan dağı eteklerine giderken ilk durağımız yol üzerinde yer alan Muradiye şelalesi oluyor. Daha önce ziyaret etmediğim için hemen araçtan atlayıp tahta köprüden sallana sallana gerecek şelaleyi görmeye gidiyorum. Oldukça debili akan bir şelale görünce şaşırmadım desem yalan olur. Biraz fotoğraf ve video çektikten sonra yola devam etmek üzere minibüse geçiyoruz.

Yola boyunca yağ yağışı bize eşlik ediyor. Araçta şarkı söylenerek devam ediyoruz. Bazen Farsça, bazen Türkçe bazen de Kürtçe şarkılar minibüste yankılanıyor. Ekibimiz biraz kalabalık ve market alışverişi için son mola yerimiz olan Adilcevaz’da kendi araçları ile gelen 3 ekip daha bize katılıyor. Ekip az olsun dedikçe sayımız artıyor. Ekibimizde 4 tane de İranlı arkadaşımız var. Ekip kalabalık olunca ortamdaki eğlence, neşede fazlasıyla artıyor. Birçok güzel insanla tanıştım, dostluklar edindim.

Süphan dağı öncesi son kez yol üzerinde durup market alışverişimi yaptıktan yola devam ediyoruz. Bir sonraki durağımız Süphan dağı etekleri. Yazın Süphan dağına çıktığım için kamp kurulan yeri biliyorum. Ama Cuma hocamız bize şöyle bir öneride bulunuyor. Kamp alanına yürüme 25-30 dakika yürüme mesafesinde dağ köyü var. İsterseniz köyde yer alan taziye evinde kalabiliriz, soba da var. En azından çadır kurulumu soğuk falan uğraşmayız, yolda 30 dakika da erken çıkarız deyince bizde köyde kalalım o zaman deyip kamp alanına çıkmadan yaklaşık 2500 rakımda yer alan Türkiye’nin en yüksek köyü olan Kışkılı’ya ulaşıyoruz.

Köye ulaştığımızda saat yaklaşık 14:00 civarıydı, kar ise daha da hızlanarak yağıyor. Hemen köy muhtarını bulup taziye evinin anahtarını alıyoruz. İçeride masa sandalyeler ve soba var. Herkes sandalyelere ve masaları düzeltip sobayı yakıyoruz. Biz dışarıda köylülerle sohbet edip etrafı gezerken diğer arkadaşlar sobayı yakıp yanlarında getirdikleri etten Adana kebap yapmaya başlıyorlar. Böyle bir kamp deneyimim daha önce olmamıştı. Herkesin keyfi yerinde, hoş sohbet muhabbet ile iyice kaynaşıyoruz. Yemeğimizi yedikten sonra çayımızı da içip yavaştan hemen taziye evinin yanında yer alan Camiye kaçıyoruz. Cami çok büyük olmadığında fazla ses çıkartmadan sadece 5 kişi camide kalacağız. Uyku tulumlarımızı ve matlarımızı çıkartıp yere serdikten sonra yatma vakti geliyor. Ben ve Ferro isimli arkadaş biraz uyuyor. Diğer 3 arkadaşı uyku tutmuyor, sohbet muhabbete sabaha kadar devam ediyorlar.

Sabah 02:00’de yola çıkmaz üzere kalkıyoruz ve hazırlanıp camiden çıkıyoruz. Toplamda 26 kişi yola koyulurken önceki gün başlayan kar yağışı halen daha devam ediyordu. Yaklaşık 1 saatlik yürüyüşün sonunda ekipten Aylin arkadaşımızın midesi kötü oldu ve geri dönme kararı alınca, kamp alanına kadar Ömer ona eşlik etti. Biz ekip olarak yürümeye devam ettik. Sabah saat 05:00 – 05:30 civarı ekibe Elazığ şehrinde gelip katılan 3 arkadaş daha fazla devam edemeyeceklerini ve geri dönmemizi önerdi. Ben ve diğer arkadaşlar daha yeni yola çıktığımız ve devam etmemiz gerektiğimizi belirttik. Dönmek isteyen 3 arkadaşta kamp alanına dönmeye başladı. Ama bu kararı verene kadar yoğun kar ve soğuk altında herhâlde 20 dakikadan fazla bekledik. Bu da üşümemize ve motivasyon olarak biraz düşmemize sebep oldu. Yola eksilerek devam ediyoruz. Hava daha sertleşmeye başladı, rüzgar ile birlikte kar yağışı iyice tipiye dönüşüyor. Bazı yerlerde kar neredeyse boyumuzu aşacak şekilde ve ilerlememiz oldukça yavaşladı. Süphan dağı zaten uzun bir yürüyüş sonunda zirvesine ulaşılan bir zirve. Kar, rüzgar bizim hızımı kesiyordu ki ekipten başka arkadaşlar yine denelim demeye başladı. Bu sefer oylama yapıyoruz ve gidelim oyları fazla çıkınca yol devam ediyoruz. Dönmek isteyen arkadaşlar ekipten ayrılıyor ve kamp alanına geri dönmeye başlıyor. Dönüş kararı alan son arkadaşlardan sonra yola yaklaşık 15 kişiyle devam ediyoruz.  Rüzgar çok şiddetleniyor ve sürekli dönelim dönelim tartışmalarından sonra ben dahil birçok arkadaşın modu düştü, modu düşmeyenler çok beklediğimiz için üşümeye başladı. Yola çıkalı yaklaşık 7-8 saat oldu ve zirve yolumuzda uzun, daha yürümemiz gereken 4-5 saat var. Tabii ki de bunun bir de dönüşü yolu olduğu için, artan rüzgar da dikkatte alınarak 3700 metre civarından dönme kararı alıyoruz. Üzülerek dönmeye başlıyorum.

Geçen sene Ağrı kış tırmanışı sırasındaki şiddetli rüzgârdan dolayı 5000 metre civarından dönmüştük. Bu seferde ekibin hızının yavaş, rüzgârın ve batak karın çok fazla olmasında dolayı geri dönüyoruz. Köye dönüş yaparken normalde kamp kurmamız gereken yerden geçiyorum. Ve kamp alanı ile köy arası aşağı doğru inerken bile 1,5-2 saat olduğunu fark ediyorum. Yani 30 dakika falan değilmiş. O an anlıyorum ki biz kamp alanından yola çıkmış olsaydık zirve yapma ihtimalimiz çok yüksekti.

Köye döndüğümde saat 15:30 civarıydı. Yaklaşık 14 saat boyunca sırtımda 10-12 kilogramlık çantam ile yürümüştüm. Ama üzerimde zirve yapamamış olmanın üzüntüsü daha ağırdı.

Instagram hesabımı takip etmek için –> @around.together

Köye döndükten sonra çantalarımızı toplamaya koyulduk. Hızlıca bir şeyler yiyip içtikten sonra Doğubayazıt ilçesine dönmek üzere minibüse geçtik. Geceyi yine Cuma hocanın evinde geçirdik. Ertesi gün ise Doğubayazıt’taki arkadaşlarla vedalaştıktan sonra Ankara’ya uçmak üzere havalimanına geçtik. Çünkü bir sonraki rota Erciyes dağı kış tırmanışıydı.

Süphan Dağı Kış Tırmanış Videosu

Emir Aşkın203 Posts

Seyahat Yazarı, Gezgin, “Aroundtogether” gezi sitesini hayata geçiren, gezmek için işinden istifa eden, Gemi İnşaa Mühendisi.

0 Yorum

Yorum Yapın


The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.

Login

Welcome! Login in to your account

Beni Hatırla Şifremi Kaybettim!

Don't have account. Üye Ol

Lost Password

Register